HİÇ UNUTULMAMASI GEREKEN SORU: NEDEN VARIM?
Var olmak ağır bir şey, bazı zamanlarda hayatın bütün o ağır yükünü omuzlarında hissetmek...
Durup dururken gözleri dolmak, durup dururken değil tabii ki düşüncelerimiz ile kendi kafamızda yarattığımız dünyanın kendi omuzlarımıza yüklenmesi sonucu...
Hal bu ki öyle değil hayat belki de, belki de bizim öğrenimlerimiz, tecübelerimiz, görgümüz, eğitimlerimiz sonucu edindiğimiz izlenimlerin dışında bambaşka bir hayat var:
Hiç endişelenmememiz gereken, tüm sanal korkularımızı bir tarafa bırakabileceğimiz ve o popüler ve çok başka anlamlara çekilmesi muhtemel özgürlük kavramını kullanmak istemiyorum ama, feraha erdiğimizi hissedebileceğimiz bir dünya var önümüzde.
Çünkü hayatın bizim hiç bilmediğimiz ve belki de hiç anlayamayacağımız ve her şeyi yerli yerine koyan ve bizim elimizden geleni yapmaktan başka sorumluluğumuz olmayan bir dinamiği var.
Ahmet Hamdi' nin sık sık kullandığı ve hayatın içindeki gizemi iliklerinize kadar hissetmenizi sağlayan o kavram, zemberekler tanımlanamaz şekilde dönmeye devam ediyor.
Bu da diğer bir muhteşem Ahmet Hamdi kavramını aklımıza getiriyor: Muhayyile.
Yani popüler deyimle hayalgücü...
İşte o hayatın katlanılamaz yükünü hafifleten ve gerçekten de çok basit ama irade gerektiren gerekliliklerini yerine getirdiğiniz zaman sizi gökyüzünde uçuyormuş hissi ile yaşatan hayalgücümüz. Bu blogdaki güç kaynağımız sadece hayallerimiz.
Olmasını hayal ettiklerimizi yazmak, bir dua gibi aslında...
ve geride kalacak olanlara belli sebeplerle söyleyemeyip, zamanı geldiğinde bilmeleri için bir hatırat.
Sonraki yazımız da bu belli sebepler üzerine olsun işte...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder